alacakaranlık bastı
Biri Edward mı dedi????
Siyah bir kitap kapağı üzerinde elma tutan bir el, arkasını çevirdiğimiz zaman gördüğümüz şeyse aaaa o da neee? Bu bizim Cedric Digory değil mi? Hani bizim Hupplefuflu merhum centilmen. Yeni filmi sinemaya girmiş, Epsilon yayınları kitabı kapmış ve Mayer’in Alacakaranlığı birden rafları fethetmiş. Takım çalışması diye buna derler. Sinemaya uyarlanan her film gibi bunda da kitabın fanları küfretmişte olsa önce filmi izleyip sonra kitabı okuyanlar halinden oldukça memnun.
Her eve bir Edward lazım diyip hayal kuranlar haksız sayılmaz. Kusursuz vampirimiz sıradan sakar pek çoğumuza göre kısa boylu kızımız Bella Swan’a aşık olur. Koşulsuz sevgisi, korumacılığı, centilmenliği, zenginliği, yakışıklılığı… sizce de bir eve lazım değil mi? Nasıl ki mutfakta demlik, banyoda sabun eksik olunca sızlanırsanız buna da öyle sızlanıyorsunuz. Edinmek içinse bir kitapçı bulup kitabın serisiyle rafınızı süslemeniz yeterli. Ben denedim, siyah kapaklı, gümüş yazılı kitap sırtları güzel duruyor.
Hani bir üst modeli icat edilene kadar elinizdeki en iyi arabanın kusursuz, telefonunuzun en havalı olduğunu düşünürsünüz ya Edward’ınızın saltanatı da babası doktor civanımız Carlisle’e tanışınca son buluyor. Bella’nın babası Charlie’nin değimiyle doktorumuz etraftayken hastanedeki hanımlar işlerine dikkatlerini vermekte zorlanıyorlar
Esas kızımız Bella’nın sicili pek sağlam değil. Hayatında hiçbir şeyde yeteri kadar iyi olmamış. Ortalamanın üstünde bir öğrenci olsa da spor konusunda oldukça sakar. Hayatında hiçbir şeyde en iyi olamayacak bu kızın nesine mi vuruluyor esas oğlan. Eh hikaye şöyle:
Bella Swan güneyde uçuk kaçık annesiyle yaşayan sakin sessiz bir kızdır. Dikkat çekmeyi sevmez, arkadaş canlısı değildir ama etraftaki herkesle iyi geçinir. Derken bir gün annesi sporcu sevgilisiyle evlenmeye karar verir. Böylece Bella annesinin yıllar önce macera yok diye sıkılıp ayrıldığı kasabadaki polis şefi olan babasının yanına taşınır. Forst’taki okula kaydı yapılır babası Kızılderili arkadaşı Billy’nin kamyonetini tamir ettirip kızına okul hediyesi olarak verir veeee Bella okula başlar. Bilirsiniz küçük yerlerde adettir yeni gelen gözde olur. Kantine girene kadar çeşitli arkadaşlık girişimlerinin üstünden başarıyla gelen Bella birbirinden güzel ve yakışıklı beş kardeşin Edward’ının düşmanca bakışlarına maruz kalınca eşeğin aklına karpuz kabuğu düşmüş olur.
Ailenin annesi Esme’nin merhameti, Carlise’in insan sevgisi, Rose’un güzelliği, Emment’ın gücü, Jasper’in sakinlik yayması, Alice’in geleceği görmesi, Edward’ın—ups! Onunla ilgili ayrı bir kullanma kılavuzu gerekiyor sanırım ama siz onun düşünce okuyabildiğini bilin yeter. Hani aldığınız muhteşem cep telefonunun özellikleri yazanlardan bitmek bilmez ama siz zevkle okursunuz işte tam olarak ondan gerekli.
Önceleri Bella’nın kokusu ve ona aşık olmaya karşı koymaya çalışan Edward kaçamaz sonunda hisleriyle yüzleşir. Buraya kadar kusur bulamadınız di mi? Bir insan nasıl mı kusursuz olur? Çok kafa yormayın çünkü öyle bir insan yok. O zaman Cullen ailesi neyin nesi mi? VAMPİR. Soğuk tenli, sivri dişli, insan canlısı vampirlerimiz vejetaryen olduğu için sorun teşkil etmiyor. Hatta gözleri kırmızı değil sarı.
Billy’den bahsetmiştik hani şu Kızılderili hani Bella’nın babası Charlie’nin arkadaşı, Bella’nın jetonunu düşüren onun cüretkar oğlu güzel gülüşlü Jacob olur. Minik bir vampir – kurtadam efsanesi anlatması yeterli olur. Tabi her şeyi normal karşılayan zamane genci Bella bunu dert etmez ve Charlie yan odada horul horul uyurken o Edward’ın buz gibi kollarında geceyi geçirir. Edward’ın düşüncelerini okuyamadığı tek kişi Bella’dır.
Peri masalının ilk kitaptaki sonu kırmızı gözlü insan kanı içen James ve iki arkadaşının gelip Bella’yı vampir ailesinin yanında görmesiyle son bulur. Detaylar ALACAKARANLIK’ta.
Rüyadan asıl uyanışsa Bella’nın Cullenler’in evinde on sekizinci yaş günü kutlamasında – sakarlığına doymasın – bir şeyler kırıp elini kesmesi ve ortaya muazzam bir insan kanı kokusu yaymasıyla olur. Edward her erkek gibi ‘böylesi daha iyi’ diyerek uzatmadan bir veda yapar ve kendiyle ilgili tüm kanıtları yok ederek Forst’u terk eder. Cullenler’in yerinde yeller eserken Bella aylar süren bir uykuya dalar. Yer, içer, notları harikadır ama ruhu kaybolmuş gibidir. Allah’ın sopası Bella’nın kafasına hurda halde iki motosiklet görmesiyle iner ve Jacobla olan arkadaşlığı sayesinde bunalımdan kurtulur. Vampir kitabında eksik onları zapt edecek olan kurt adamlardır ve kitabın ortasında bu sorunda hallolur.
Alice’in geleceği görme yetisi kurt adamlara sökmediği için Bella’nın intihar ettiğini sanır, hepimize ‘aptal sarışın’ dedirten bir boşboğazlıkla bunu Edward’a yumurtlayan Rosalie sayesinde esas oğlanımız intihara meyilli olarak soluğu İtalya’da en saf kan ve güçlü Volturilerin yanında alır ve onların kendisini öldürmesi için aptalca bir plan hazırlarken karşısında dipdiri Bella’yı görünce yaptığına pişman olur. Aptallığına doymasın. Volturiler Bella’yı gözlerine kestirir ama Alice’e malum olduğu üzere Bella’da sonunda vampir olacaktır. Canları kurtulan mutlu çiftimiz Forst’a geri döner ve YENİ AY Bella’nın Edward’ına kavuşmasıyla son bulur.
Hani mükemmeli bulursunuz da rahat batar ya aklınıza örnek gelmiyorsa bu Bella’yı okuyunca hiç aklınızdan çıkmayacak bir örneğiniz olacaktır. Hali hazırda kusursuz bir vampiri varken aç gözlü kısa boylu sakarımız kendine birde kurt adam ister. İki aşkı bir gönüle sığdıran kızımız Victoria’nın onu öldürme isteği yüzünden karantinaya alınmak zorunda kalır. Charlie yan odada uyuyadursun vampirler ve kurt adamlar arasındaki kızı yeni doğan vahşi kontrol edilemez vampirler tarafından paramparça edilmenin arifesindedir. Rose ve Jasper’in hikayelerini öğreniriz, kurt adamlar hayatımıza ayrı bir renk katar. Velhasıl kitabın sonunda Jack’e aşkını kabullenir, Victoria ile savaşır, Edward’la evlenme hazırlıkları yapar ve koşul olarak kendiside vampir olmayı ister. Voltariler işe bulaşmadan yeni doğanlar halledilir onlarda son anda gelip kalan küllere bakıp geri dönerler. Acılar içindeki Jacob’umuz ‘bulutları halledebilirim ama bir TUTULMAyla başa çıkamam’ diyerek kendini kurt şeklinde kuzeyin ormanlarına vururken gökten üç elma Bells ve Edward’ı için düşmektedir.
Yasak elmalarımız Bay ve Bayan Cullen’in kafasına düşseydi belki Newton’da olduğu gibi işe yarayabilirdi. Yazık ki düşen elmaları ormandaki Jacob görüp yerken, mutlu çiftimiz beklenmedik şekilde çocuk sahibi olur. Hem de kendisinden pek haz etmeyen Rose’un korumalığında. Jake dünyada başka kız kalmamış gibi Cullenlerin kızına mühürlenir. Kaçınılmaz olarak Bella vampir olur ama yeni doğanlar konusunda çok katı kurallara sahip Volturiler bunu onların yanına bırakmaz… kurt adam ve vampir aileleri toplanır savaş başlar… ŞAFAK VAKTİ Renessme’nin varlığıyla alacakaranlığın güzelliğini gölgede bırakır.
Edebi dili topa tutulsa da akıcı anlatımıyla okumaya değer bulduğumuz Alacakaranlık serisi kitabı ve filmiyle 2008-2009 sezonuna damgasını vurdu. Beşinci kitaptan sonra dehşet şekilde fan patlaması yaşayan Harry Potter neyse şu anda Twilight o. Tek fark Rowling bizi çok bekletmiş ve son iki kitapta tam olarak istediğimizi bulamamıştık Mayer’in beş serilik hikayesinin ilk dört kitabına da birkaç aylık aralarla kavuşunca kendimizi yeni bir gençlik kitabının popülaritesine kaptırdık. İyisiyle kötüsüyle bunu hak ediyor kitaplar.
Bu kadar tutmasının başlıca nedeni kitaptaki esas oğlanın sorgusuz aşkı olsa da şunu düşünün o aşk aslında her yerde var özeneceğinize kendiniz de öyle davranırsanız kitaplar yerine kendi hayatınızda da bunu bulabilirsiniz. Tabiî ki geleceği gören bir kardeşiniz olmadığı için yatırımlar yapıp zengin olamazsınız, vampir olmadığınız için kusursuz bir güzelliğinizde olmayacak, birini sevmek için ölümsüz bir ömrünüzde olmayacak ama yaşadığınız her anın tadını çıkarabilirsiniz. Başkalarına özenmek yerine kendinize çekidüzen vermekle işe başlayabilirsiniz
Beşinci kitap şu an muamma, kalemimizle onu da dürtmek için sabırsızlanıyoruz. Yeter ki Mayer yazsın.



